Dünya insanlığı ve Müslümanlar, hilafetin kıymetini anlayıp onu yeniden yeryüzünde hâkim kılana kadar zulüm, adaletsizlik ve zillet içinde yaşamaya devam edecektir! Hilafetten korkanlar ise korkak ve zillet içinde bir hayat sürüp zamanla yok olup gideceklerdir. Hilafet yalnızca Müslümanların çıkarı değildir. Hilafet, bütün insanlığın ortak menfaatini ilgilendiren bir meseledir.
Zulmün, adaletsizliğin ve yoksulluğun önüne geçmek için hilafetin sancağı altında yeniden bir araya gelmemiz gerektiğine inanıyorum. Hilafet; bir devletin, bir mezhebin veya herhangi bir kurumun şahsi meselesi değildir. Hilafet, bütün insanlığı ilgilendiren bir mesele ve ihtiyaç olarak görülmelidir.
İşte bugün Gazze’de yaşanan katliamlar ortadadır! İnsanlık, büyük ölçüde sessiz ve çaresiz bir şekilde bu zulmü yalnızca izlemekle yetiniyor. Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman veya II. Abdülhamid Han gibi güçlü ve etkili liderler bugün dünyada olsaydı, İsrail bu zulmü bu kadar rahat gerçekleştirebilir miydi, sorarım sizlere?
Dünyada bugün olduğu kadar zulüm, adaletsizlik, açlık ve yoksulluk yaşanır mıydı, sorarım sizlere?
Hilafet, insanlığın hürriyetini, adaletini ve izzetini yeniden kazanma davasıdır. Rabbimiz bizleri ve nesillerimizi adalet, birlik ve kardeşlik sancağı altında birleştirsin; güçlenmeyi, zulme karşı durmayı ve insanlığa hayırlı olmayı bizlere nasip eylesin.
Celal Yağmur / İslam ve Tarih